Ağaç mı ağaç, çiçek mi çiçek olan bir orman burası. Bu ormanda hiç ağaç kesilmemiş. Belki bu ormana gitseniz, ağaçların üzerine aşkla ilgili yazılar yazar. Onları görürsünüz. İşte bu güzel ormanda her zaman etraf aşk kaynar. İyi aşklar ve kötü aşklar diye.

Bu ormanda mavi gözlü, güzel bir kız varmış. Bu kızın dış görünüşü güzel ama iç görünüşü... Kız bir ağzını açsın sıkılırsınız bir daha görmek istemezsiniz. Bu kızın adı da Yağmurmuş. Bir gün yağmur yağarsa anlayın ki Yağmurun mutlu günü.

Birde esmer güzeli bir kız varmış. Bu kız da kötü mü? Bu kızın kötülükle hiç alakası yok ki... Bu kız çok temiz kalpli bir kızmış. Adı da Melek' miş.

Bir gün bu ormana yakışıklı bir prens gelmiş. Bu prens iyi, dürüst, kötü alışkanlıkları olmayan biriymiş. Ama çok safmış. Bu bahsettiğimiz iki kızda bu oğlana aşık olmuş. Ama bu oğlan kime aşık oldu dersiniz? Bu saf dediğimiz oğlan bizim hain Yağmura aşık olmuş. Peki bizim Melek ne yaptı dersiniz? Sizce kıskandı mı? Aksine hep ağladı. O süre zarfı içinde de bizim cadı hep bu prense kötü davranmış, ama bu saf prensimiz hala bu cadıya aşık...............
Bir gün Yağmurla prens ormanın oradaki bankta oturuyorlarmış:
Yağmur:
- Sıkıldım buradan. Hiç sevmedim burayı. Hep ezikler geliyor. Hadi sizin şatonuza gidelim.
Prens:
- Olmaz güzelim. Şato müsait değil. Hem buranın neresini sevmedin. Bence çok güzel. Açık hava oksijen falan...
Yağmur:
- Eeeeee, yeter ama sıkıldım senden! Ben senin için neler yaptım? Sen beni hiç mutlu ettin mi? Bırak artık peşimi. Ben artık senle gezmiyeceğim. Ben arkadaşlarımla gezeceğim.
Yağmur gider ve ardından Melek gelir.

Melek:
- Hala onu mu seviyorsun? Sence üzülmen bu kız için değer mi?
Prens:
- Haklısın. Zaten onu gördüğümde dış görünüşüne aşık olmuştum.
Prens pembe gülü görür ve eller:
- Bu güle bak. Ne güzel dimi. Kokusu da hoşuma gidiyor. Ama... Ama bu gül beni kandırıyor. Bu gül güzel, ama o bana kötülükle bakıyor.
Prens Melek' e bakar.
Prens:
- Sen değiştin mi, yoksa bana mı öyle geliyor?
Melek gülerek:
- Sana öyle geliyordur, bilmem
Prens o gülü Meleğe verir:
- Bu gül senin için. Elimde olsa sana dünyayı verirdim. Ondan çok sana kalbimi verirdim. Sana bir şey söyliyeyim mi? Ben... Şey... Ben...
- Evet, sen
- Ben... BEN SENİ SEVİYORUM! BENİMLE EVLENİR MİSİN?!!
- Bu... Bu bir rüya mıı!?... Tabiki de evet.

Prensle, Melek evlenmişler. Hemde ormanın en güzel yerinde... Bunu duyan Yağmur da kıyametleri kopartır =)

- HAYIR..!! OLAMAZ..!! AAHH, EVLENMİŞLEEER!!
|